Müslim Sarı: Önümüzdeki hafta, CHP’nin yol haritalarının belirleneceği, konuşulacağı bir istişare haftası olacak

(ANKARA) – CHP Sözcüsü Müslim Sarı, “25 Ağustos Salı günü İl Başkanları Toplantısı’nın kararını almış bulunuyoruz. İl başkanlarımız Ankara’da olacaklar. Sürece ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunacaklar. Ertesi gün de MYK ve Parti Meclisimizi toplayacağız. ve partimizin yol haritası, özellikle kongre süreçleriyle ilgili kararlar alarak yolumuza devam edeceğiz. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin önümüzdeki süreçteki yol haritalarının belirleneceği, konuşulacağı bir istişare haftası olacak” dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan ve yaklaşık bir buçuk saat süren Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, şunları kaydetti:
“BU SAPMA HİÇBİR KONJONKTÜRLE ANLATILAMAZ”
“Merkez Bankası’nın Orta Vadeli Program’la paralel biçimde belirlediği, ortaya koyduğu hedeflerin hiçbirisinin gerçekleşmediğini ve bu hedeflerin sürekli revize edildiğini görüyoruz. 7 Eylül’de, yani bundan bir yıl önce, Orta Vadeli Program’da 2026 yılı enflasyon hedefinin yüzde 16 olarak konulduğunu görüyoruz. Aradan geçen bir yıllık zaman içerisindeki her Orta Vadeli Program’da bu hedeflerin revize edildiğini görüyoruz. En son gelmiş olduğumuz noktada 2026 yılı için yüzde 28 hedefi konmuş. Yani bir yıl önce yüzde 16 olarak belirlediğiniz enflasyon hedefini 13 Ağustos’ta yüzde 28 olarak revize etmişsiniz. Bu yaklaşık yüzde 75’lik bir sapma demek. 12 puanlık bir sapma demek. 2027 hedefleri açısından yüzde 66’lık bir sapma var. Bu sapma hiçbir konjonktürle anlatılamaz.
Bu sapma çok açık biçimde Türkiye’de uygulanagelen ekonomik programla, bu programın niteliğiyle, içeriğiyle ve programın uygulayıcılarının beceriksizliği ve vasıfsızlığıyla anlatılabilir. Bu hedeflerdeki sapma önemli çünkü ekonomik ajanlar, ekonomik unsurlar, Türkiye’de iş yapanlar, yatırımcılar önlerini görebilmek açısından bu hedeflerin ne kadar sağlıklı, sıhhatli olduğuna bakarlar. OVP’lerdeki hiçbir hedef tutturulamadı. Hiçbirisinin gereği yerine getirilemedi.”
Sarı, bütçe açıklarına ilişkin şunları söyledi:
“Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler bakımından, özellikle enerji üretiminin söz konusu olmadığı, petrol bakımından dışa bağlı olan ülkeler açısından cari açıkla beraber bütçe açıkları da oldukça önemlidir. Biz bunlara iktisatta ikiz açıklar deriz. Bu ikiz açıklar ekonomistlerin çok sıklıkla takip ettikleri verilerdir. En son Temmuz rakamı açıklandığında Ocak-Temmuz dönemi boyunca bütçe açığının 1,3 milyar lira olduğunu gördük.
“YIL SONU HEDEFİ OLAN 2,7 TRİLYON LİRAYI AŞACAĞIMIZ NEREDEYSE KESİNDİR”
Bu aslında yıl sonu hedefiyle, haziran-temmuz gerçekleşmeleri itibarıyla her ne kadar yarısına tekabül ediliyor gibi görünse de biraz daha alt kalemlere baktığımız zaman aslında harcamaların bir kısmının yıl sonuna doğru ötelendiğini görüyoruz. Yıl sonu hedefi olan 2,7 trilyon lirayı aşacağımız neredeyse kesindir. Dolayısıyla milli gelire oran olarak bütçe açığının yüzde 3,5’larda tutulması hedefinin gerçekleşemeyeceğini, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 4’ün üzerine çıkacağı, bütçe açığının parasal karşılığının 3 trilyon liranın üzerine çıkacağı bugünden kesin olarak söylenebilir.
“BU İKİ VERİ ÇOK CİDDİ SİNYAL VERİYOR”
Hem ödemeler dengesindeki hem bütçedeki bu ciddi açık Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırıyor. Bu iki veri çok ciddi sinyal veriyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin ciddi bir darboğaza doğru gireceğine ilişkin önemli bir gösterge. Biz MYK olarak bunu etraflı biçimde değerlendirdik.”
“DIŞİŞLERİ BAKANLIĞIMIZIN BU KONUYLA İLGİLİ TEPKİSİNİ CILIZ VE YETERSİZ GÖRÜYORUZ”
Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, Türkiye’nin çok zor bir coğrafyada olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Özellikle İsrail’in Suriye’deki askeri hareketliliği hem Suriye’deki hükümet bakımından hem Türkiye’nin güvenliği bakımından ciddi riskler oluşturuyor. Dışişleri Bakanlığımızın bu konuyla ilgili tepkisini biraz cılız ve yetersiz gördüğümüzü belirtelim. Bildiğiniz üzere Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye, Suriye ve İsrail arasında muhtemel çatışmaların önlenmesi konusunda bir mekanizma için çalıştığı açıklandı bu olayın üzerine. İsrail ile Suriye özelinde bir çatışma riski mi vardır? İsrail ile Suriye özelinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bir çatışma riski olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini düşünüyoruz.”
Sarı, 10 gündür haklarını aramak için Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik işçilerine ilişkin de şöyle konuştu:
“Neredeyse birkaç aydır yılan hikayesine dönen, işçilerin taleplerinin bir türlü karşılanmadığı ve onların çok zor durumda bırakıldığı bir süreç yaşıyoruz. Bu sürecin sadece bir işçi ve işveren ilişkisi olmaktan çıktığını görüyoruz. Çünkü kamu otoriteleri, bakanlıklar bu konuyla ilgili bazı garantiler verdi. Arabulucu rolleri üstlendi. Ancak onların vermiş olduğu garantilere rağmen, onların arabuluculuk faaliyetlerine rağmen bu konuda bir ilerleme sağlanamadı.







